Marlo MORGAN’ ın “Bir Çift Yürek” isimli kitabını okuyanlar hatırlayacaklardır. Kitap, Aborjin yerlilerinin yaşamlarını ve bu yaşantının aslında bizlerin de yaşantısı olduğunu, ama bizim bunu fark edemeyişimizi anlatıyor. Yanlış hatırlamıyorsam ben bu kitabı aikido ya başladığım ilk yıllarda okumuştum. Zaten kitapta 2000 yılında basılmış. O zaman kitapta geçen konuların bir bölümünde Aborjin Yerlilerinin eğlenmek maksadı aralarında yaptıkları oyunlardan bahsediliyordu. Sıradan bir bilgi gibi gelen o konu, bugün tartışılan bir durumla kesiştiği için hafızamı biraz zorladım. Çünkü Kitabı kütüphanemde bulamıyorum. Sanırım bir başkasına verdim ve geri gelmedi. Geri gelmeyen kitaplarıda ayrı bir yazı konusu yaparız . Yazının devamını oku »
….. Sandan (3.dan), yeni başlayanlara öğretmenlik edecek seviyeye gelmiştir….. Yondan (4.dan) Ustanın yerine arada sırada ders verebilir….. Nobuyoshi TAMURA Sensei’ nin danların anlamları hakkında yazdığı makaleden alınmıştır.
SHODAN (1. Dan)
SHO başlangıçtır, başlayandır. Beden sonunda emirlere cevap vermeye, teknikler şekil kazanmaya başlamış olmalıdır. Aikido’nun ne olduğu hakkında fikir edinilmeye başlanılmıştır. O halde temrinlere, gerekli yavaşlıkta, özenle, kesinliğe dikkat ederek devam etmek, çabalamak, uğraşmak gerekir. Yazının devamını oku »
1- Dürüst düşünceden sapma.
2- Öğrenme, temrindedir.
3- Her sanatla tanış.
4- Bütün mesleklerin Yol’larını öğren.
5- Dünyevi konularda kazançla kayıbı ayıret.
6- Herşeye ilişkin sezgisel yargı ve anlayışın olsun.
7- Görülemeyen şeyleri algıla.
8- En küçük ayrıntıyı dahi önemse.
9- Yararı olmayan hiçbir şey yapma.
Bu geniş ilkeleri yüreğine işleyip strateji Yol’unda temrinde bulunmak önemlidir. Eğer olaylara geniş bir açıyla bakmıyorsan, stratejide ustalaşman zor olur. Yazının devamını oku »
Ne zaman önemli bir konu hakkında eğitim ve öğretim yapmaya karar verilirse, konuyu anlayabilmek ve amaca ulaşabilmek için , o konunun aslının nereden geldiğini ve tarihini tanımak gerekir.
Japonyada doğan bütün harp sanatlarına (disiplin sanatlarına) yani BUDO çalışmaya başlamak, orijinini anlamakla, öğrenmekle başlar. Hedefe ulaşmak için uygulanacak metodlar Doğu (Orient) ve Batı (occident) kavramında faklıdır.
Şayet bu kavramı anlamakta zorluk çekiliyorsa, BUDO ya veya AIKIDO ya başlayan , başlamak isteyen, seven ve iyice inceleyip öğrenmek isteyenler için gidilecek yol çok uzak ve zor olacaktır, belkide verdikleri bütün emeklere rağmen hedefe ulaşamıyacaklardır. Yazının devamını oku »
Aikido hakkında sayfalarca yazı yazabileceğimi düşünüyorum. Ancak insanların duyduklarında hoşlarına gidecek ve onları etkileyecek kelimeleri ard arda sıralamak yerine, size bizzat 11 yıldır deneyimlediğim aikidodan küçük duygular vereceğim. Bu şekilde sizlere daha doğru ulaşabileceğime inanıyorum.
Aikido belli kalıplarla tanıtmaya çalışmak anlamsızdır. Aikido bir savaş sanatı. Bu kesin bir tanımdır, ama önemli olan aikidoyu sizin nasıl tanımlayacağınızdır. Daha doğrusu aikido sizin beklentileriniz doğrultusunda tanımlanır. Aikido sizin kişiliğinizde şekillenir. Sizin üzerinizde bir ete ve kemiğe bürünüp kişilik kazanır. İşte o zaman aikidoyu daha doğru tarif edebilirsiniz. Aikido’ya benim tarifim şudur; “ruhsal ve bedensel olarak evrendeki her şeyle uyumlanma yolu”. Aikido ile uğraşanlar için klasik bir tanım gibi gelebilir. Doğru, çünkü kelime anlamı bu. Ama anlatmak istediğim şudur ki; bu benim algıladığım aikido’nun tarifidir. Zaten ruhumda var olan davranış biçiminin, ne anlama geldiğini fark etmeme neden olan bir uğraşa verebileceğim tek tarif yolu budur.